Eylül 10 2010 08:18:10
Ana Menü
Çevrimiçi Kullanıcılar
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 6

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 97
· En Yeni Üye: lejyoner
Yeni Üyeler
Üye AdıKatılım
lejyoner 09-09-2010
cernaz 08-09-2010
pisces 30-08-2010
NUKTEM 29-08-2010
figen cengiz 25-08-2010
En Son Çevrimiçi Üyeler
HEVRA  HEVRA
 19:35:50  Çevrimdışı
lejyoner  lejyoner
  1 gün Offline  Çevrimdışı
cernaz  cernaz
  1 gün Offline  Çevrimdışı
nurannur09  nurannur09
  1 hafta Offline  Çevrimdışı
pisces  pisces
  1 hafta Offline  Çevrimdışı
Doğumgünü Eylül Ayında
05.09 rainbow41 (38)
08.09 NUKTEM (34)
16.09 handan (33)
Durum ve Ruh Hali ©
Sadece kayıtlı üyeler içindir.
Sponsor Reklam
Türkçesi Varken
Dikkat-Türkçesi Varken
Son 24 Saatte Siteye Girenler
HEVRA
©
RSS Yayın
RSS - Resimler
RSS - Forumlar
RSS - Weblinkleri
RSS - Makaleler
RSS - Haberler
RSS - Programlar
Kansersiz Yaşam Elinizde
Kanser Genel Sohbet
Sohbet Odasına Git
 
Başlığı Görüntüle
Burada Olan Üyeler: 1 ziyaretçi
 Başlığı Yazdır
Kemoterapi ve Özellikleri
HEVRA
#1 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 01-06-2009 12:05
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici

Durum
Meşgul
Bugünün Ruh Hali

Mesaj Sayısı: 224
Katılım Tarihi: 28.05.09

KEMOTERAPİ NEDİR ve NASIL UYGULANIR?
Size uygulanan kemoterapinin şekli,özellikle kanserin türü,vücudun neresinden başladığı,kanser hücrelerinin tipi ve bu hücrelerin ne kadar yayıldığı gibi bir çok nedenlere bağlıdır.Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek için anti-kanser (sitotoksik) ilaçların kullanılmasıdır.Kemoterapi, kimyasal madde(ilaç) ve tedavi kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.Bu tedavide mevcut bulunan yaklaşık kırk değişik ilaçtan seçilen bir veya birkaç ilaç uygulanır.Kemoterapi,kanser tedavisinde,tek başına veya cerrahi işlemle ve/veya radyoterapi ile birlikte uygulanabilir.

Kemoterapide kullanılan ilaçlar sizde deneme için yapılmamaktadır.Siz bir denek değilsiniz.Bu ilaçların değerlendirmeleri yapılmış ve yıllardır kullanılmaktadır.Eğer bir deney ilacı gerekir ise, doktorunuz ilacın fayda ve zararlarını sizinle tartışır ve bu konuda sizinle anlaşırsa uygulamaya geçer.Bu nedenlerle,değerlendirilmesi yapılmamış veya yapılarak değersiz oldukları ortaya konulmuş bazı maddeleri ve metotları tedavi edici olarak uygulayan ve bilimsel ciddiyet taşımayan bu kişilerin iddialarına ve uygulamalarına itibar etmeyiniz.

Kemoterapi,kanser tipine ve kullanılan ilaçlara göre çok çeşitli yollarla verilebilir.En yaygın yolları damara enjekte etmek ve ağız yoluyla vermektir.Daha ender olarak adaleye veya deri altına enjekte edilir.Özel durumlarda omuriliğe de enjekte edilebilir.Bazı hastalarda,bu yollardan bir kaçı birlikte kullanılabilir.Hangi yolla verilirse verilsin ilaçlar kana karışarak vücudun her tarafına tabii ki kanser hücrelerine de ulaşırlar.
 
http://www.eylul2000otogaz.com
HEVRA
#2 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 01-06-2009 12:05
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici

Durum
Meşgul
Bugünün Ruh Hali

Mesaj Sayısı: 224
Katılım Tarihi: 28.05.09

İlaçların Damar Yoluyla Verilmesi
Bazen ilaçlar çok miktarda sıvı içinde sulandırılarak damla damla kolunuzdaki bir damara verilir. Damardan kemoterapi yapılan bazı kişiler,serumun gittiği damardan zaman zaman yanma ve ağrı hissi duyabilirler.Bu durumda doktor veya hemşireye haber vererek serumun yavaşlatılmasını isteyebilirsiniz.Damar içinde kemoterapi vermenin bir başka yolu da,plastik bir kateterin (plastik ince bir hortum) cerrahi bir işlemle göğsünüzdeki bir damara yerleştirilmesidir.Hickman kateteri en yaygın olarak kullanılanıdır.Koldaki damar için kullanılan kateterden farklı olarak,lokal veya genel anestezi ile yerleştirilir.Yerleştirildikten sonra damardan çıkmaması için göğsünüze sıkıca bantlanır ve damar içinde aylarca kalabilir,böylece damar için kemoterapi verilirken iğneye ihtiyacınız olmayacaktır.Test için gereken kan da bu kateter aracılığıyla alınabilir.Bu kataterin olası problemleri enfeksiyon ve pıhtılaşarak tıkanmasıdır.Kateter haftada bir kez heparinle (pıhtılaşmayı engelleyen bir ilaç)yıkanacaktır.Banyo yapıp duş almanızda sakınca yoktur,ama günlük yaşamınıza birkaç kısıtlama getirebilir.Hickman kateterinini gerektiği gibi bakımı konusunda endişeleriniz varsa,evinize dönmeden önce bu hususu doktorunuzla konuşun.

Damar içi kemoterapi ilaçları,genellikle yarım saatten birkaç saate veya bazen birkaç güne kadar değişen bir süre verilir.Eğer sadece birkaç saat sürerse hastanede kalmanıza gerek yoktur, birkaç gün sürerse bir süre hastanede kalabilirsiniz.İnfüzyon pompaları,kemoterapi vermenin oldukça yaygın bir şeklidir.Bir çok değişik tipten oluşan bu pompalar,belirli bir miktar ilacın belli bir sürede verilmesi için kullanılır.
 
http://www.eylul2000otogaz.com
HEVRA
#3 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 01-06-2009 12:06
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici

Durum
Meşgul
Bugünün Ruh Hali

Mesaj Sayısı: 224
Katılım Tarihi: 28.05.09

İlaçların ağız yoluyla verilmesi
Tedavinizin tamamı veya bir kısmı tablet şeklinde ağızdan verilebilir.İlaçları nasıl ve ne zaman alacığınız bütün ayrıntılarıyla anlatılır.Verilen bu tabletleri herhangi bir sebeple alamıyorsanız derhal doktorunuza durumu bildirin.
 
http://www.eylul2000otogaz.com
HEVRA
#4 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 01-06-2009 12:06
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici

Durum
Meşgul
Bugünün Ruh Hali

Mesaj Sayısı: 224
Katılım Tarihi: 28.05.09

İLAÇLAR NASIL TESİR EDER?
Kanser,vücut hücrelerinin bir hastalığıdır.Normalde,tüm hücreler sistemli ve denetimli bir şekilde bölünür ve kendi kendilerini yenilerler.Kanserde bu olay denetim dışı kalır,hücreler kontrolsüzce bölünerek tümör tabir edilen bir yumru oluşturur veya lösemilerde olduğu gibi çok fazla miktarda lokosit(akyuvar) hücresi ürer.

Bazen kanser hücreleri,tümörden ayrılarak,kan dolaşımı veya lenf damarları yoluyla vücudun başka bir yerine gidebilirler.Kanser hücreleri vücudun başka bölümlerine ulaştığında orada yerleşerek yeni tümörler oluşturabilirler.Bunlara metastaz denir.

Kemoterapi ilaçları kana karışarak tüm vücuttaki kanser hücrelerine ulaşırlar ve bu hücreleri kanser hücresinin kendi kendine bölünmesini ve yenilenmesini engelleyerek tesir ederler.Böylece ilaçlardan etkilenen kanser hücreleri zarar görür ve ölürler.

İlaçlar,kanser hücrelerini değişik yollarla etkilerler. Eğer birkaç ilaç birden kullanılıyorsa,bunların her biri kendi değişik etkilerinden dolayı seçilmiştir. Maalesef kemoterapi ilaçları vücuttakı normal hücreleri de etkileyebilir ve kimi zaman hoş olmayan yan etkilere yol açabilirler. Normal hücreler kanser hücrelerinden farklı olarak süratle kendi kendilerini yenilerler ve tedavi sırasında oluşan yan etkiler tedavi bitiminde ortadan kalkar,ayrıca normal hücrelerin ilaçtan etkilenmesi de geçicidir.

Kemoterapi ilaçları bazı kanser tiplerinde yüksek oranlarda,bazılarında düşük oranlarda etkilidir. Bu kanserin tipine bağlıdır.Bu nedenle kemoterapi kanseri küçültmek,yaşamı uzatmak ve belirtileri hafifletmek amaçlı uygulanmaktadır.
 
http://www.eylul2000otogaz.com
HEVRA
#5 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 01-06-2009 12:08
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici

Durum
Meşgul
Bugünün Ruh Hali

Mesaj Sayısı: 224
Katılım Tarihi: 28.05.09

TEDAVİNİN PLANLANMASI
Doktorunuz tedavi planını yaparken kanser tipi,vücudun neresinde olduğu,ne kadar yayıldığı, yaşınız ve genel sağlığınız gibi faktörleri değerlendirir.Tedavinizin sıklığı ve süresi kanserin tipi, almakta olduğunuz ilaçlar,kanser hücrelerinin ilaçlara cevabı ve ilaçların yan etkileri gibi bir çok faktöre bağlıdır.

Kemoterapi genellikle bir çok kür olarak verilir.Her kür,verilen ilaç veya ilaçlara bağlı olarak birkaç saatten birkaç güne kadar sürebilir ve birkaç haftalık dinlenmelerle uygulanarak vücudunuz her hangi bir yan etkiye karşı korunmuş olur.Toplam kür sayısı kanserin ilaçlara vereceği cevaba bağlıdır.Tüm kemoterapi kürlerinin tamamlanması belki de aylarca sürebilir.Kemoterapi infüzyon pompası ile verildiğinde,birkaç günden birkaç haftaya kadar değişen bir zaman süresince uygulanabilir.Ağızdan verilen kemoterapi,dinlenme sürecinde önce günlük küçük dozlar şeklinde haftalarca veya aylarca sürebilir.

Kemoterapi verilmeden önce,röntgen çekilmesi,kan testleri yapılması veya doktorunuzu görmeniz gerekebilir.Tüm kemoterapi ilaçları özel usullerle hastanede hazırlanarak size verilir.

Doktorunuz tedavi planını size anlatacaktır eğer herhangi bir sorununuz varsa çekinmeden doktorunuza sorun.Sorularınızı unutmamak için not almanız ve bu tedavi planını anlatırken bir yakınınızla gelmeniz yararlı olur.
Doktorunuz,kan testleri,röntgen filmleri ve taramalarla düzenli olarak kemoterapinin kanseriniz üzerindeki etkilerini değerlendirilicektir.Bu testlerle kanserin tedavi karşısında ne kadar etkilendiği gözlemlenir.Bazen testlerin sonucuna göre tedavi planınızı kısmen veya tamamen değiştirebilir. Kimi zaman verilmete olan ilaçlar kanseri yeterince küçültmeyebilir.Bu durumda ilaçları değiştirmek daha etkili olabilir.Nadiren tedaviniz,kemoterapi ilaçlarının geçici olarak kemik iliği faaliyetlerini engellediğinden bir süre ertelenebilir.Böylece,bir sonraki kür verilmeden önce kemik iliği faaliyeti normala döner.

KEMOTERAPİNİN GENEL YAN ETKİLERİ VE BAZI UYARILAR
Kemoterapi gören herkes yan tesirlerden etkilenmez.Kanser tedavileri,değişik insanlarda değişik reaksiyonlar gösterir,bu reaksiyonlar tedaviden tedaviye değişir.Hemen hemen bütün yan etkileri geçici olduklarını ve tedavi biter bitmez ortadan kalkacaklarını bilmeniz sizin için rahatlatıcı olacaktır.

Ağız,sindirim sistemi,cilt,saçlar,kemik iliği(kemiğin içindeki yeni kan hücreleri üzeten süngerimsi madde) ve üreme hücreleri (kadın ve erkek yumurtalık hücreleri) gibi vücudunuzun belli başlı bölümleri kemoterapiden değişik düzeylerde etkilenebilir.

Bazı ilaçlar sizde huzursuzluk ve hassasiyet yaratabilir,bunu önemsemeyiziniz,geçicidir.İlaç tedavisi yapılırken hep sağduyulu olmalısınız.Yorgunluk hissederseniz istirahat edin.Tedavi esnasında üzerinde önemle durmanız gereken konulardan bir tanesi de özellikle ideal kilonuzun devam ettirilmedir.Bunun için arzu ettiğiniz şeyleri yiyebilirsiniz.Karaciğer ve diğer sakatat,peynir, deniz ürünleri,çok yapraklı taze yeşil sebzeler,yoğurt,hububat,fındık ve fasulye,bakla ve bezelye gibi yiyecekler en uygunudur.Günlük içeceğiniz su ve sulu şeyler en az iki litre olmalıdır.Eğer özel bir beslenme şekli gerekiyorsa bunu size doktorunuz önerecektir.

Yorgunluk ve halsizlik en sık görülen yan etkilerden bir tanesidir.Bu durum kesinlikle hastalığın ilerlemiş olduğunun işareti değildir,kemoterapi bittikten sonra azalarak kaybolacaktır.En güzel önlem dinlenmektir. Kemoterapi öncesi ve sonrası dinlenin ve erken yatıp geç kalkın.Yukarıda açıklanan gıdaları almaya ve belirtilen miktarda su ve sulu şeyler içmeye özen gösterin.Bunların yanında akşam saat altıdan sonra kafeinli içecekler ve yiyeceklerden sakının.

Kemoterapi yapılan kişiler soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı çok hassas olurlar.Bu tip hastalığı olan kişilerden uzak durun.Bu gibi hastalıklar durumunda doktorunuz önermedikçe başka ilaç almayın.
Kendi kemoterapinizin sebep olabileceği yan etkiler konusunda daha fazla bilgi edinmek isterseniz, kesin olarak hangi ilacı aldığınızı bilen doktorunuzla konuşun. Doktorunuz,durumunuza yardımcı olacak ilaçlar verebilir veya yan etkileri azaltmak için tedavinizin şeklinde bir takım değişiklikler yapabilir.
 
http://www.eylul2000otogaz.com
HEVRA
#6 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 01-06-2009 12:13
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici

Durum
Meşgul
Bugünün Ruh Hali

Mesaj Sayısı: 224
Katılım Tarihi: 28.05.09

BAZI KEMOTERAPİ İLAÇLARININ ÖZEL YAN ETKİLERİ
Sindirim sisteminizde
Bazı kemoterapi ilaçlarının sıklıkla görülen yan etkilerinden bir tanesi de mide bulantısı ve bunu izleyen kusmalardır.Buna rağmen bazı hastalar kemoterapilerinde mide bulantısı ve kusmadan şikayetçi olmazlar.Her ilaç da bulantıya sebep olmaz.Verilen ilaca bağlı olarak bulantı oluyorsa, kemoterapi enjeksiyonundan birkaç dakika veya birkaç saat sonra başlayabilir ve birkaç saat devam edebilir,nadiren ertesi gün de bulantı hissedebilirsiniz.Çok ender olarak bazı vakalarda bulantının birkaç gün devam ettiği görülmüştür.Doktorunuz bulantıyı önlemek ve iyileştirmek için bulantı önleyici bazı ilaçlar önerebilir.Tedavi ekibinin kemoterapi yapılırken bunun önlemlerini almasına rağmen bazı kişiler bulantı hissetmektedir.Bu normal olabileceği gibi fazla hassasiyetten de ileri gelebilir.Çünkü tedavi başlamadan veya tedaviye gelirken bile bulantı hissi olanlar bulunmaktadır.Eğer bu derece hassas iseniz evinizden çıkarken bir teskin edici ilaç almakta fayda vardır.Bütün önlemlere rağmen bulantı ve kusmanız oluyorsa tedaviden 1-2 saat önce ve tedaviden 3 saat sonrasına kadar bir şey yemeyiniz.Tedaviye başlamadan 30 dakika kadar önce içeceğiniz hafif tatlandırılmış soğuk limonata tat alma duyunuzun değişmemesini sağlar ve bulantıyı önlemeye yardımcı olur.
Bulantı hissi ve kemoterapiden kaynaklanan tat alma duyunuzdaki değişiklikler iştah kaybına yol açabilir.

Bazı kemoterapi ilaçları sindirim sistemini etkileyerek ishal ve kabızlığa neden olabilir.İshal kemoterapiyi takiben birkaç gün takip edebilir. Bağırsaklarınızdaki bu tip değişiklikleri doktorunuza bildirin,bazı ilaçlarla kabızlık veya ishal sorununuza yardımcı olacaktır.

Sindirim sisteminizle ilgili yardımcı uyarılar
-Eğer mide bulantısı ve kusma şikayetleriniz varsa hemen doktorunuza bildirin. Doktorunuz bulantıyı önleyici ilaçlar önerecektir.
-Normal zamanlarda midenizin tam bir tokluk hissi duyuncaya kadar çok sulu şeylerle doldurmayın.
-Bulantıyı hissettiğiniz zaman yemek yemekten ve hazırlamaktan kaçının.Yemek kokularından,yemek yiyen kişilerden uzak durmanızda fayda vardır.
-Bulantının azalması için soğuk veya oda ısısındaki yiyecekleri tercih edin.Patates veya elma püresi,kreker,az kızarmış ekmek ve peynir lokma lokma yenebilir.
-Küçük yudumlarla yavaşça,elme veya çilek suyu,limonata,çorba,et suyu,çay ve su gibi sıvıları çokca için fakat yemekten önce midenizi sıvı ile doldurmayın.
-Her gün az ve sık yiyin.Bir günlük yiyeceklerinizi az miktarda 5-6 defada alın ve yiyecekleri iyi çiğneyin.
-Tedaviden hemen önce yemek yerine birkaç saat önce yiyin.
-Tatlı,yağlı,aşırı tuzlu,baharatlı ve kızarmış yiyecekler bulantıyı arttırırlar.
-ishal durumunda az posalı,bol proteinli ve kalorili yiyecekleri yemelisiniz.Aşırı sıcak ve soğuk yiyeceklerden sakınınız.Bazen süt ve sütlü yiyecekler dokunabileceği gibi hindistan cevizi faydalı olabilir.İshal ile kaybettiğiniz sıvıyı içerek tamamlayın.
-Eğer kabızlık meydana gelirse,meyva,tahıl,sebze gibi lifli yiyeceklere ağırlık vererek sıvı için.Her gün aynı saatlerde düzenli yemek yemeye çalışın ve her yemekte meyve suyu için veya meyva yiyin.Tuvalete gitmeden önce sıcak bir şeyin içilmesi faydalı olabilir.Kuru erik kompostosu ve sıcak içecekler bağırsak faaliyetlerini canlandırır.

Saçlarınız ve cildinizde
Saç dökülmesi kemoterapinin en sık yan etkilerinden birisi olmakla beraber,bazı kemoterapi ilaçları hiç saç dökmez veya fark edilmeyecek kadar az miktarda saç döker.Bazıları da geçici olarak,bölgesel veya tamamen saç dökülmesine yol açabilir.Saç dökülme miktarı,kullanılan ilaca, dozaja ve hastanın gösterdiği bireysel reaksiyona bağlıdır.Bir kısım ilaçlar da kemoterapi başladıktan bir veya iki hafta sonra saçları dökmek yerine,kafa derisine yakın bir yerden kırar.

Genelde saç dökülmesi birkaç hafta sonra görülür,çok ender olarak birkaç gün içinde de başlayabilir.Vücudunuzdaki tüyler de dökülebilir.Kemoterapi neticesinde saçlarınız dökülürse, tedaviniz tamamlanır tamamlanmaz tekrar çıkacaktır.
Eğer saçınızın dökülmesi az ise veya tedaviden sonra yeniden çıkmaya başladığı dönemde iseniz,şöyle hareket edin;3-5 günlük aralarla saçınızı kuru sabun veya hafif proteinli sabunla yıkayın ve duru suyla çalkalayarak hafifçe elinizle kurulayın.

Tedavi esnasında bazı ilaçlar,ender olarak deride yaygın toksik etkiler yapabildiği gibi,ilaçların serumla verildiği durumlarda serumun gittiği damarda ve üzerindeki deride de bazı yan etkiler yapabilir.Hatta benzer değişimler tırnaklar ve ağızda da daha ender olarak görülebilir.Her zaman olmayan,fakat ender de olsa bazen görülebilen ve tümü tedaviden sonra normale dönen bu değişimlerin önde gelenlerini şöyle sıralamak mümkündür. En sık görülen derideki yaygın veya yer yer ya da serum giden damarların etrafındaki kırmızılıklar ve ürtiker tarzındaki değişimlerdir. Eritem adı verilen bu tipteki kırmızılıklar genellikle ilaç uygulandıktan 30 dakika veya birkaç saat içerisinde başlar ve kısa sürede kaybolur.

Bazen su çiçeği şeklinde ve içi sıvı ile dolu kabarcıklar da oluşabilir.Bu belirtiler genellikle iki üç haftalık sürede tümüyle kaybolur.Eğer bu kabarcıklar iltihaplanırsa doktorunuz gerekli önlemleri alacaktır.

Bazı ilaçlar daha ender olarak avuç içi veya ayak tabanlarında hafif ağrılı kızarmalar yapabilir. Tedavi bittikten 5-7 gün sonra bunlar kaybolur.
Tırnak dipleri,ağız içi,serumun gittiği damar boyunda veya deride yer yer veya yaygın olarak kara lekeler oluşabilir.Genellekle kemoterapi yapılmasından 2-3 hafta sonra ortaya çıkan bu belirtiler tedavi bittikten sonra 10-12 hafta devam edebilir.

Bazı ilaçlar güneş ışınlarına karşı duyarlılık ile cildinizi güneş yanığı gibi kızartabilir veya cildiniz kuruyup rent değiştirebilir.Ayrıca tırnaklarınız daha geç uzayabilir ve tırnaklarda beyaz lekeler oluşabilir.

Saçlarınız ve cildinizle ilgili yardımcı uyarılar
-Size verilen ilaçlar yan etki olarak saçlarınızı dökecekse,tedaviden önce saçlarınızı mümkün olduğunca kısa kestirin.Uzun saçların ağırlığı kafa derisini çeker ve dökülme oranını arttırabilir.
-Saç spreyi,saç boyası,meç,röfle ve perma sıvıları gibi kimyasal maddeleri kullanmayın.
-Saçlarınızı yumuşak bebek fırçaları ile tarayın.
-Saç kurutma makinası,saç maşası ve bigudi kullanmayın.
-Saçlarınız dökülürse,bunu kapatmak için peruk kullanabilirsiniz.
-Cildiniz kuruyup kaşınırsa nemlendirici bir krem kullanmanız iyi gelecektir.
-Tırnaklarınızdaki beyaz lekeleri kapatmak için takma tırnak veya oje kullanabilirsiniz.
-Güneşte dışarı çıkarken yüksek faktörlü güneş kremi kullanın.
Bazı kematerapi ilaçlarının saç dökmesi buzlu şapka kullanılarak önlenilebilir.Buzlu şapka, kan akışını ve ilaçın kafa derisine ulaşmasını geçici olarak kısıtlar.Maalesef,bu şapka herkeste aynı etkiyi göstermez çünkü sadece belli bir kısım ilaçları bloke eder.En iyisi doktorunuza sormaktır.

Kemik iliğinizde
Kemik iliği kemiğin içinde yer alan ve kan hücreleri ileten süngerimsi bir maddedir.Üç tip kan hücresi (alyuvar,akyuvar ve trombosit) üretir.

Eritrositler ( Alyuvarlar)
(Vücutta oksijeni taşıyan hemoglobin içerirler)
Eğer kandaki alyuvar sayısı düşerse hemoglobin miktarı da azalacağından kendinizi yorgun ve bitkin hissedersiniz,çünkü vücudunuzda taşınan oksijen miktarı azalır ve nefer darlığından da şikayet edebilirsiniz.Tüm bunlar anemi,yani kansızlık (kanda alyuvar ve dolayısıyle hemoglobin eksikliği) belirtileridir.

Anemi,kan nakli ile başarı ile tedavi edilir.Kan naklinde verilen alyuvarlar çabucak akciğerlerden oksijen alıp vücuttaki diğer doku ve organlara dağıtırlar.Böylece yorgunluk ve bitkinlik hali ortadan kalkacak,nefes darlığı şikayetleri de sonlanacaktır.

Kemoterapiniz sırasında,düzenli kan testleri yapılarak kanınızdaki alyuvar sayısı izlenecek ve eğer gerekirse kan nakli yapılacaktır.Bazı kişiler hastalık kapabilecekleri endişesi ile kan naklinden korkarlar.Bu yersiz bir endişedir.Çünki size verilen kan bu risklere karşı gerekli test ve incelemelerden geçirilmiştir.

Lökositler (Akyuvarlar)
(Enfeksiyonlara karşı koymak için gereklidir)
Eğer kandaki akyuvarların sayısı düşerse enfeksiyonlara karşı duyarlığınızı arttırır çünkü mikroplara karşı koyacak yeterli akyuvar kanınızda azalmıştır.

Akyuvarlar,vücudun mikroplara karşı en etkin savunma araçlarıdır. Kemoterapiniz sırasında mikroplara karşı savunmayı güçlendirmek için antibiyotik takviyesi yapılır.Tedaviniz süresince düzenli olarak yapılan kan testleri ile akyuvar sayısının düştüğü tespit edilirse kanınıza direk olarak damardan antibiyotik verilir.Bazen antibiyotik tedavisi için hastanede kalmanız da gerekebilir.

Trombositler
(Kanamaları önleyip pıhtılaşmaya yardım ederler)
Eğer kandaki trombosit sayısı düşerse,cildinizde çürükler oluşur ve belki de ufak bir yara ve kesikten dolayı fazla miktarda kanama olabilir.Kan testlerinde trombosit sayınızın düşük olduğu tespit edilirse trombosit nakli yapılması için bir süre hastanede kalabilirsiniz.Bu kan nakline benzer bir işlemdir,kandaki tüm alyuvar ve akyuvarlar özel bir işlemle ayrıştırılarak, sadece trombosit ihtiva eden berrak bir sıvı şeklinde kana verilir.Bu nakil edilen trombositler derhal faaliyete geçerek herhangi bir kaza karşısında ciltte oluşan çürüme ve kanamaları önler.

Kemik iliğinizle ilgili yardımcı uyarılar
-Kematerapiniz sırasında veya bittikten sonra,ateşiniz normalin üzerine çıkarsa,cildinizde herhangi bir çürüme veya normal üstü bir kanama farkederseniz hiç vakit kaybetmeden doktorunuza müracaat edin.
-Kalabalık yerlerden ve enfeksiyonlu hastalıkları olan insanlardan uzak durmaya çalışın.
-Temizliğe maksimum özen gösterin.Özellikle yemeğinizi hazırlarken daime ellerinizi yıkayın.
-Mümkün olduğunca sağlıklı beslenin.Bol bol taze meyve,sebze ve salata yiyin.Tüm yiyeceklerinizin iyice pişirilmesine özen gösterin ve dışarıda yemek yerken dikkatli olun.
-Hayvanlardan enfeksiyon kapmamaya dikkat edin,özellikle dışkılarından uzak durun.
-Bir yerinizi keserseniz kanamayı durdurmak için kesilen bölgeye normalden daha fazla bastırmanız gerekir.Kesik v.s. sebeplerle oluşan yaraya normal yaradan daha fazla tıbbi bakım gösterin.
-Kendinizi yorgun hissettiğinizde hemen dinlenin.Tedavinizle aynı günde yorucu başka planlar yapmayın ve tedavinizin ardından iki gün yorulmamaya gayret edin.

Ağzınızda
Bazı kemoterapi ilaçları ağzınızı tahriş edebilir ve bazen küçük ağız yaraları oluşabilir.Eğer bu tip bir yan etki olacaksa genellikle tedaviden 5-10 gün sonra başlar ve 3-4 hafta sonra tamamen iyileşir.Ağız yaraları gereken ağız temizliğinin sağlamazsanız enfeksiyon kapabilir. Kemoterapide ağız yaraları sık olarak görülür,doktorunuz enfeksiyona karşı koruyucu bir tedavi önerebilir. Bazı kemoterapi ilaçları tat alma duyunuzu değiştirebilir.Yiyeceklerin tadı size daha tuzlu,ekşi ve metalik gelebilir.Kemoterapi bitince tat alma duyunuz normale dönecektir.

Ağzınızla ilgili yardımcı uyarılar
-Düzenli olarak,sabah akşam ve her yemekten sonra kesinlikle dişlerinizi fırçalayın.
-Yumuşak ve küçük bir fırça kullanmanız tahriş olan ağzınıza zarar vermez.
-Kullanıyorsanız takma dişlerinizi düzenli olarak sabah,akşam ve her yemekten sonra kesinlikle ağzınızdan çıkararak temizleyin.
-Eğer dişmacunu ağzınızı sızlatıyor veya dişlerinizi fırçalarken mideniz bulanıyorsa,fırça ve macun yerine ağız gargaraları ve karbonatlı gargara (1 su bardağı ılık suda 1 çay kaşığı karbonatı karıştırarak elde edebilirsiniz) ile ağzınızı temizleyin.
-Her gün dişlerinizi diş ipi ile temizleyin.
-Dudaklarınızı vazelin veya dudak yağları ile nemlendirin.
-Alkol,tütün,sarmısak,soğan,sirke,sıcak ve tuzlu yiyeceklerden sakının.Bunlar ağzınızı tahriş eder.
-Kolay yutmanızı sağlamak için sulu yiyecekleri tercih edin.Günde en az iki litre sıvı için.
-Ağız yaraları başlarsa doktorunuza haber verin.
-Dişleriniz için mutlaka tedavi ve özellikle çekim gerekiyorsa bunu temoterapi başlamadan önce yapın.
 
http://www.eylul2000otogaz.com
HEVRA
#7 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 01-06-2009 12:13
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici

Durum
Meşgul
Bugünün Ruh Hali

Mesaj Sayısı: 224
Katılım Tarihi: 28.05.09

KEMOTERAPİ GÜNLÜK YAŞANTINIZI NASIL ETKİLER?
Kemoterapi uygulaması hoş olmayan yan etkilere neden olabilir,fakat pek çok hasta normal günlük yaşamlarını devam ettirmektedir.Tedavi kürünüz esnasında kendinizi iyi hissetmezseniz de, birçok hasta kürler arasında çabucak iyileşerek normal yaşamlarını sürdürürler.Eğer kemoterapi tabletlerini evde alıyorsanız çok az bir rahatsızlık hissedebilmekle beraber,işinize gidebilir,her zamanki sosyal hayatınıza devam edebilirsiniz.

Bazı hastalar kemoterapileri sırasında kendilerini çok yorgun hissederler.Bu yorgunluk hissi oldukça normaldir ve muhtemelen buna ilaçlar sebep olmaktadır,ayrıca vücudumuzun hastalığa karşı mücadele vermesinden, ya da sadece iyi uyuyamıyor olmamızdan kaynaklanabilir. Normalde çok enerjik olan insanlar için bu yorgunluk endişe verici olabilir.
Gereksiz aktiviteleri azaltmayı deneyin ve alışveriş,ev işleri v.b. konularda aile ve arkadaşlarınızdan yardım isteyin.Yorgunluğunuzla mücadele etmeyin,kendinize dinlenmek için zaman ayırın.Tedaviniz sırasında çalışmaktaysanız,tedavi süresinde mümkünse çalışma saatlerini azaltmanız sizin için iyi olacaktır. Uyumakta zorluk çekerseniz,doktorunuz bazı hafif uyku ilaçları önerebilir.

Damar yoluyla verilen bazı kemoterapiler,hastanede yatmanıza gerek kalmadan günlük olarak uygulanır.Hastaneye gidip gelmeniz ve ilacin verilmesi bir zaman alır ve bu yüzden günlük temponuzda bazı değişiklikler yapmanız gerekir.Eğer çalışıyorsanız,iş yerinizden bu konuda size yardımcı olmasını isteyebilirsiniz.

Damar içi kemoterapi sırasında önceden yaptığınız şeyleri yapamadığınızı farkedebilirsiniz ama sosyal yaşamdan da tamamen kopmanıza gerek yoktur.Kendinizi iyi hissediyorsanız,dışarı çıkabilir,arkadaşlarınızı ziyarete gidebilirsiniz.Eğer gece dışarı çıkacaksanız,gün boyunca dinlenerek gece için enerji toplayın.

Bazı hastaların ender olarak alkol almaları kemoterapilerini etkilemeyebilir ama yine de tedaviniz süresince alkol almamanızda yarar vardır.Alkol kan yapıcı sistem veya karaciğerin çalışmasını kötü yonlü etkileyebilir.
Eğer tatile gitmeyi planlıyorsanız,hatırlamanız gereken önemli hususlardan bir tanesi mümkün olduğu kadar mikroplu ortamlardan sakınmanızdır.Çünkü,bu tedavi esnasında hastalıklara karşı bağışıklığınız azdır.
 
http://www.eylul2000otogaz.com
HEVRA
#8 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 01-06-2009 12:14
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici

Durum
Meşgul
Bugünün Ruh Hali

Mesaj Sayısı: 224
Katılım Tarihi: 28.05.09

KEMOTERAPİ KISIRLIĞA NEDEN OLUR MU?
Bütün kemoterapi ilaçları kısırlığa neden olmasa da maalesef bazıları olurlar. Kısırlık aldığınız ilaca bağlı olarak geçici veya kalıcı olabilir. Tedaviye başlamadan önce doktorunuzla kısırlık konusunda görüşün ve varsa eşinizle beraber bu görüşmeye gidin.

Kendisi veya eşi kemoterapi gören bir kadının tedavi sırasında hamile kalması sakıncalıdır.Çünkü ilaçlar bebeği etkiler.Bu yüzden doktorunuz, tedavi boyunca güvenli bir doğum kontrol metodu kullanmanızı önerir.

Kadınlarda kısırlık sorunu
Bütün kemoterapi ilaçları kısırlığa neden olmasa da bazıları yumurtalıkları etkileyip faaliyetlerini tamamen veya bir süre için durdurabilirler. Yumurtalıkların faaliyetlerinin tamamen durması bir daha hamile kalamayacaksınız demektir.Bu durumda menopoz belirtileri de başlar. Adetleriniz düzensizleşip tamamen bitebilir ve belki sıcak basmaları,cilt ve vajina kurulukları görülebilir.
Kemoterapiye başlamadan önce doktorunuz kanser tipinizi olumsuz etkilemeyecek,menoposa bağlı şikayetlerini azaltacak hormon ilaçları önerir. Bu ilaclar yumurtalıkların yeniden faaliyete başlamalarını sağlamaz ve kısırlığı önlemez.Cilt ve vajina kurulukları için doktorunuz bazı kremler önerebilir.

Eğer kısırlık geçici ise tedavi tamamlandıktan sonra yumurtalıklar yeniden faaliyete geçer,adetler düzene girer.Fakat bu kadınların ancak 1/3'i tekrar doğurganlık kazanabilir.

Hamilelikte Kemoterapi
Hastalığınız teşhis edilip ve kemoterapiye başlamadan önce hamile iseniz, hamileliğin devam edip etmeyeceğini doktorunuzla görüşmeniz gerekir. Bazen, kemoterapi,kanserin tipine,büyüklüğüne ve alacağınız ilaçlara bağlı olarak doğum sonrasına ertelenebilir.Bu ender bir durumdur.Hamileliğinizi doktorunuzla açıkça konuşup,karar vermeden önce bütün risk ve alternatifleri ve tüm ayrıntıları ile öğrenmeniz şarttır.

Erkeklerde kısırlık sorunu
Bazı kemoterapi ilacları kısırlığa neden olmazken,bazıları sperm sayınızı azaltıp spermlerinizin dişi yumurtalarına ulaşma ve döllenme kabiliyetlerini düşürebilir.Bunun anlamı bir daha çocuğunuz olmayacağıdır. Cinsel yaşamınız tedaviye başlamadan önce olduğu gibi devam edecektir. Hiçbir kemoterapi ilaci cinsel gücünüzü etkilemez. Kemoterapi, kısırlığa neden olduysa, tedavileri biten bazı erkekler kısır kalırken birkaçının spermleri nörmale döner.Bazen bu durum birkaç sene alabilir.Doktorunuz tedavi bittikten sonra kısırlık durumunu kontrol etmek için sperm sayınızı ölçebilir.

Bazen tedaviye başlamadan önce spermler dondurularak eşler çocuk yapmaya hazır olana kadar depolanıp senelerce bekletilen metotlarda vardır.Bu işlem,henüz ülkemizde bulunmayan sperm bankaları tarafından yapılır.

KEMOTERAPİ ve CİNSEL YAŞAMINIZ
Kemoterapi gören birçok hastanın cinsel yaşamı tedaviden etkilenmez. Ama bazı hastalar tedavileri süresince cinsel yaşamlarında geçici olarak bir kısım değişiklikler farkedebilirler. Herhangi bir değişiklik olursa,bunlar genellikle basit ve kısa sürelidir.Cinsel yaşamınızda uzun süreli bir etki olmaz.Örneğin,kendinizi yorgun hissettiğiniz zamanlar olabilir veya belki de cinsel ilişki esnasında yeterli fiziksel güç gösteremeyebilirsiniz.Eğer yan etkilerden çok şikayetçi iseniz bir süre için,tamamen cinsellikten uzaklaşabilirsiniz.Cinsellikten uzaklaşmanızın başkaca nedenleri kanserden kurtulma şansınız, hastalığınızın aile bireyleri üzerindeki etkisi,mali durumunuz v.b. gibi olabilir.
Bunlar genellikle önemsiz,kısa süreli değişikliklerdir.Kemoterapi kürünüz sırasında sizi cinsellikten uzaklaştıracak hiçbir tıbbi sebep yoktur.Kemoterapi ilaçlarının sizin veya eşinizin cinsel yaşamınıza uzun süreli etkisi olmaz. Fakat bu dönemde eşleri etkin bir doğum kontrol metodu kullanması çok önemlidir.

Kemoterapinin etkisiyle erken menopoza giren kadınlarda menopoza bağlı olarak vajinal kuruluk,cinsel ilişkileri zorlaştırıyorsa doktorunuz bir krem önerebilir.

Birçok kanser tipinde hormon tedavisinin olumsuz etkisi yoktur. Doktorların endişe ettiği özellikle hormona bağlı kanser tipleridir.Örneğin meme kanserinde doktor hormon tedavisinin verilip verilmeyeceğini çok dikkat edecektir.

Kemoterapinin cinsel yaşamınızı etkilemesinden endişe duyuyorsanız bunları tedavi başlamadan önce doktorunuzla konuşun. Olası cinsel problemleri doktorunuza sorarken utanmayın.Tedavinizin tüm boyutlarını bilmeniz gereklidir ve eğer cinsellik yaşamınızın önemli bir bölümünü teşkil ediyorsa olası değişiklikler hakkında bilgi sahibi olmalısınız.
Duygu ve endişelerinizi varsa eşinizle paylaşmanız rahatlatıcı olabilir. Sizin hiçbir cinsel probleminiz olmasa da eşinizin birtakım endişeleri olabilir.Bu yüzden doktorunuzla görüşmeye giderken,eşinizin de sizinle gelmesi iyi olur.

Cinsel ve başka türlü sorunları yenmeye gayret ederken aynı zamanda kanseri kabullenmeye çalışmanız ve kemoterapiye uyum sağlamanız sizin için çetin bir savaşım olabilir. Kemoterapinin yorgunluk,mide bulantıları (ki bunlar cinsel yaşamınızı da etkileyebilir) gibi yan etkilerinin geçici olduğunu,tedaviniz bitince bu yan etkilerin ortadan kalkacağını bilmeniz size bu çetin savaşınızda destek olacaktır.

KEMOTERAPİ SONRASI KONTROL
Onkolojik tedavi yapıldıktan sonra kontroller yaşam boyu devam eder. Her hastalık grubunda farklı olmakla beraber giderek azalan sıklıkta hekim kontrolü ve bazı tetkikler gerekecektir. Bu kontrol ve tetkiklerin ne sıklıkla yapılacağını tedavinizi üstlenen hekim kararlaştıracaktır. Kontrol periodları arasında herhangi bir yerden kanama, yoğun genel halsizlik, ısrar eden bölgesel ağrılar, süreli bulantı kusma, devamlı baş ağrısı ...vb sizi endişelendiren durumlarda kontrol randevunuzu beklemeden doktorunuza müracaat etmek uygun olacaktır.
 
http://www.eylul2000otogaz.com
nurannur09
#9 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 08-12-2009 22:00
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici

Durum
Yogun
Bugünün Ruh Hali

Mesaj Sayısı: 248
Katılım Tarihi: 07.08.09

kemoterapi hakkında bilgim vardı ama bu yazıyı okuyunca bilgim kat be kat arttı teşekkürler emegine sağlık hevra
 
Atlanilacak Forum:
Benzer Başlıklar
Başlık Forum Cevaplar En Son Mesaj
Kemoterapi Sırasında Ve Sonrasında Beslenme Kemoterapi 1 29-05-2009 22:27

bot
Google (0), Yahoo (0), msnbot (0),
Gelişmiş Forum Başlıkları Bulutu
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN, Sevgiyle kalın, hiç çaresiz kalmayın, Akciğer Kanseri - Tetkik Yöntemleri, Bir Tebessüm Yeter :), Balık yağı kan kanseri hücrelerini öldürüyor, Kanser hastası yakınları nasıl davranmalı?, Meme Kanseri ve Beslenme, Kanser seni yenebilirim..., Hoşgeldiniz, Psikolojik Destek Hastayı Kanserle Mücadelede Geliştiriyor, Prostat kanseri için yeni ilaç, hayata inat bir tebessümde sizden olsun, Kanser İlaçlarının Yan Etkileri Azalıyor, ben tülay, Akciğer Kanseri
Haber Başlıkları Bulutu
Kanser Tedavisi İçin Yeni Umut, Meme kanserine aşı umudu, Kanser Tedavisinde Yeni Gelişme, Kanser tümörüne "Sihirli mermi" , Kemik kanseri hastasına yapay ayak bileği (osteosarkom), Kanser oluşmadan teşhis edilebilir mi?, Türk bilim adamlarının başarısı , Kanseri Koklayan Makine, Türk halkı kanserin farkında değil, Yalnızlık kanseri güçlendiriyor, Kanser psikolojisine duyarlıyız ama.., Kanserde 2 umut, MEME KANSERİNDE PSİKOSOSYAL SORUNLAR, Tıp dünyasının doğru bildiği büyük yanlış, Kişiye Özel Kanser Aşısı