Super Yönetici Durum
Meşgul Bugünün Ruh Hali Mesaj Sayısı: 224 Katılım Tarihi: 28.05.09
HAYATA BAĞIŞ
Hayata Bağış kampanyası Sağlık Bakanlığının işbirliğiyle gerçekleştirilecek. Sağlık Bakanlığı, Alo Sağlık Bilgi Hattı 184ü, bu konuda bilgi almak isteyenlere, 7 gün 24 saat hizmet vermek üzere hazırlıyor.
ORGAN BAĞIŞINDA NEREDEYİZ?
Bir ülkenin organ bağışı konusundaki başarısını gösteren en önemli veri, yoğun bakım ünitelerinden çıkan organ bağış vakalarının nüfusa oranlanması. Bu oran, teknik olarak, “milyon nüfus başına kadavradan donör” olarak niteleniyor.
Avrupa da milyon nüfus başına donör oranı, ortalama 15-20. Yani, her 1 milyon nüfus için 15 ila 20 kişide, beyin ölümü tanısı konuyor ve organ alımı gerçekleştiriliyor.
İspanya bu açıdan tam bir başarı öyküsü. İspanya'da donör sayısı milyon nüfus başına 36.
Komşu Yunanistan, bu konuda biraz bize benziyor. Yunanistan da milyon nüfus başına donör sayısı altı.
Türkiye İspanya kadar başarılı olsaydı, hastanelerimizde her yıl bin 600cvdan fazla organ bağışı gerçekleştirilmesi gerekirdi. Oysa, 2005te bu sayı sadece 153 oldu, 2006da ise 143.
Yani Türkiye nin milyon nüfus başına donör oranı, sadece 2.2. Türkiye bu rakamla, Avrupa nın en gerisinden gelen ülkelerden biri.
Türkiye'de organ nakli bekleyen kaç hastanın olduğu tam belgelenemiyor. Uzmanlar ve uzman hastanelerden alınan bilgilerle Sağlık Bakanlığının verileri arasında farklılıklar var. Sağlık Bakanlığına göre organ naklinde tablo şöyle:
YILLARA GÖRE NAKİL BEKLEYEN HASTA SAYILARI
ORGAN BAĞIŞINDA DURUM DÜZELTİLEBİLİR Mİ?Evet! Bunun en iyi kanıtı Ege ve Akdeniz bölgesindeki çalışmaların verdiği olumlu sonuç. Türkiye ortalamasında milyon nüfus başına donör oranı 2.2 iken, İzmir ilinde bu 16, Ege bölgesinde 6.9.
İzmirdeki hastaneler, 2001de Türkiyenin organ bağışlarının yüzde 32sini sağlarken, 2004te bu oran yüzde 45e çıktı.
Ege ve Akdeniz bölgesinde bu başarı grafiğinin arkasındaki en önemli unsur, bölgede görevli bir hekimlerin bilinçli ve gönüllü çalışması.
Organ bağışının artmasında hekimlerin rolünü, dönemin Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Bekir Keskinkılıç şöyle dile getiriyor:
Hekimler olarak kabahati biraz da kendimizde aramamız lazım. Eğer biz yoğun bakımlarda son ana kadar hayatını kurtarmaya çalıştığımız insanları doğru değerlendirebilsek ve onları kurtarma şansını elimizden kaçırdığımız anda organ bağışı için düşünsek çok daha fazla organ çıkarabiliriz. Eksiğimiz orada. Eğer bizim yoğun bakım sorumlularımız bakmakta oldukları hastaların beyin ölümlerinin gerçekleşebileceğini akıllarında tutarlar ve buna hazır olurlarsa sonuçta beyin ölümünü daha çok tespit eder, ailelere daha çok sorar, daha çok organ da alırız.
ORGAN BAĞIŞI NEDEN ÖNEMLİ: HAYAT GÜVENCESİ
Pek çok hasta için organ nakli, yeniden normal bir yaşama dönmenin tek yolu. Daha önemlisi organ nakli, pek çok hastalıkta, hayatta kalmanın da en sağlam güvencesi.
Organ nakli vakalarının en büyük oranını oluşturan akut böbrek rahatsızlıklarıyla ilgili olarak, T.C. Sağlık Bakanlığı Tepecik Eğitim Hastanesi Organ Nakli Merkezinin verileri, bunu çok iyi gösteriyor:
Akut böbrek rahatsızlıklarında iki çare var: Diyaliz ya da böbrek nakli. Aşağıdaki tabloda görüleceği gibi, diyalize giren hastaların hayatta kalma oranı, beş yıllık bir sürede yüzde 34.e düşüyor. Oysa, böbrek nakli yapılması durumunda, hayatta kalma oranı, aynı süre için yüzde 90 oluyor.
ORGAN BAĞIŞI NEDEN ÖNEMLİ: EKONOMİK ÇÖZÜM
Türkiyede her yıl yaklaşık 4 bin 500 hasta diyaliz tedavisine başlıyor. 30 ile 40 bin hastanın diyalize girdiği tahmin ediliyor.
Bir hastanın hekim ve hastane masrafı hariç diyaliz ve ilaç maliyeti yılda 23 bin dolar
Sağlık Bakanı Recep Akdağn kendi açıklamasına göre, bu hastaların diyaliz maliyet cihaz yatırımı hariç, yılda yaklaşık 600 milyon dolarlık bir kaynak gerektiriyor.
Oysa böbrek nakli yapılan bir hastanın ilk yıl tedavi maliyeti 22 bin dolar (yani, neredeyse diyaliz kadar) ama dördüncü yılda bu maliyet 8 bin dolara kadar düşüyor.
Ayrıca bir diyaliz hastasının haftanın üç günü dörder saat makineye girmesi gerekiyor. Böbrek yetmezliği daha ağır boyutlarda ise her gün de diyaliz makinesine girebiliyor.
Oysa nakil olan hasta altıncı aydan sonra normal yaşantısına dönüyor. Ayda bir kez kontrole gidiyor. İki yıl sonra üç ayda bir kontrol yeterli oluyor. Dolayısıyla yaşama katkısı yükseliyor, üretken hale geliyor.
ORGAN BAĞIŞINI KİMLER YAPABİLİR?
18 veya üstünde yaşta olup akli dengesi yerinde olan herkes, Sağlık Müdürlükleri veya hastanelere başvurarak, beklenmedik ölümleri halinde organlarını bağışladığına dair bir belgeyi iki tanık önünde doldurup, doku ve organ bağış belgesi alabiliyor.
Organ bağışı için sanıldığı gibi uzun bir bürokratik işlem yok... Organ bağış senedi imzalandıktan sonra organ bağış belgesi dolduruluyor ve bağış yapan kişiye veriliyor.
ORGAN BAĞIŞI KARARINI AİLEYLE PAYLAŞMAK NEDEN ÖNEMLİ?
Ancak, organ bağışı kararınızın bir anlamı olmasını gerçekten istiyorsanız, bu kararınızı aileleriniz, ve yakınlarınızla paylaşmanız, onlara da benimsetmeniz gerekiyor.
Zira, pek çok başka ülkede olduğu gibi, Türkiyede de, beyin ölümü durumunda, doktorlar organ bağışı için ailenin rızasını arıyor.
Yani üstünüzden organ bağış kartı çıksa bile, yakınlarınızın, o acılı anda karşı çıkması, ya da kararsız kalması durumunda, hekimler organlarınızı alamıyor.
Kısacası bağışınız işlerlik kazanmıyor. Bunun için organ bağışı sizin, hayat bağışlamak ailenizin kararıdır diyoruz.
ORGAN BAĞIŞININ YASAL ÇERÇEVESİ NEDİR?
Türkiyede Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında 2238 Sayılı Kanunyürürlükte. Bu yasa çerçevesinde Sağlık Bakanlığına bağlı, Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi Ankara ilinde, Bölge Koordinasyon Merkezleri de; İstanbul, İzmir, Antalya, Adana ve Kayseri illerinde faaliyetlerini sürdürüyor.
Ülke genelinde kadavra donör (verici) tespit edildiğinde, görevli organ nakli koordinatörleri bu bilgiyi Ulusal Koordinasyon Merkezine bildiriyor. Bu merkez, ilgili mevzuata uygun olarak organların nakil merkezlerine dağıtımını sağlıyor.
Şu anki uygulamada organ nakli için beyin ölümü kararını dört uzmanlık dalı; nöroloji, kardiyoloji, anestezi ve beyin cerrahi veriyor. Yasaya göre bu hekimlerin, organı alacak hastanın sürekli hekimi ve organ nakli yapacak ekipten tamamen farklı kişiler olması gerekiyor.
Avrupa'da ve ABD ise, beyin ölümü kararını bir anestezi uzmanı ile bir nörolog alıyor.
Sağlık Bakanlığı organ bağışında yaşanan sorunu çözmek için, bir kanun tasarısı hazırladı. Yeni tasarı aynen yasalaşırsa, Türkiyede de, iki hekimin onayı, beyin ölümü tanısının konması için yeterli olacak.
Organ bağışı ve organ nakli için Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM)’in
ALO SAĞLIK HATTI 184 numaralı telefonundan bilgi alabilirsiniz
Düzenleyen HEVRA Düzenleme Tarihi: 28-05-2009 18:45