Eylül 07 2010 02:39:54
Ana Menü
Çevrimiçi Kullanıcılar
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 6

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 95
· En Yeni Üye: pisces
Yeni Üyeler
Üye AdıKatılım
pisces 30-08-2010
NUKTEM 29-08-2010
figen cengiz 25-08-2010
eylem14 23-08-2010
elif 17-08-2010
En Son Çevrimiçi Üyeler
HEVRA  HEVRA
  3 gün Offline  
nurannur09  nurannur09
  4 gün Offline  
pisces  pisces
  1 hafta Offline  
figen cengiz  figen cengiz
  1 hafta Offline  
nese_65  nese_65
  2 hafta Offline  
Doğumgünü Eylül Ayında
05.09 rainbow41 (38)
08.09 NUKTEM (34)
16.09 handan (33)
Durum ve Ruh Hali ©
Sadece kayıtlı üyeler içindir.
Sponsor Reklam
Türkçesi Varken
Dikkat-Türkçesi Varken
Son 24 Saatte Siteye Girenler
son 24 saat içerisinde siteye giren bulunmamakta
©
RSS Yayın
RSS - Resimler
RSS - Forumlar
RSS - Weblinkleri
RSS - Makaleler
RSS - Haberler
RSS - Programlar
Kansersiz Yaşam Elinizde
Kanser Genel Sohbet
Sohbet Odasına Git
 
Başlığı Görüntüle
Burada Olan Üyeler: 1 ziyaretçi
 Başlığı Yazdır
ÖZOFAGUS (YEMEK BORUSU) KANSERLERİ
HEVRA
#1 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 02-05-2010 22:31
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici

Durum
Meşgul
Bugünün Ruh Hali

Mesaj Sayısı: 224
Katılım Tarihi: 28.05.09

www.guvenatasoy.com/files/ozofagus.jpg

Özofagus kanserleri dünya genelinde tüm kanserler arasında 6. sırada yer almaktadır ve sıklığı 6.4/100.000 olarak bildirilmektedir. Tüm kanserlerin %1.5-2 sini, sindirim sistemi kanserlerinin ise %5-7sini oluşturmaktadır. Görülme sıklığının coğrafi bölgelere göre değiştiği bilinmektedir. Avrupa ve Amerikaya göre Asya kıtasında daha sıklıkla görülmektedir. Ülkemizde de özellikle doğu bölgelerinde fazla görülmektedir. Özofagus kanseri, 50-60 yaşlarında sıklık göstermekte, 30 yaşın altında seyrek (%0.2) görülmektedir. Erkeklerde kadınlara oranla yaklaşık 3 kat daha fazla rastlanmaktadır. Özofagus kanseri, hastaların yarısında yemek borusunun orta bölümünde, üçte birinde atl bölümünde, geri kalanında ise üst bölümünde yerleşmektedir. Yerleşim yerine göre uygulanan tedavi yöntemleri de değişiklik göstermektedir.

NEDENLER VE RİSK FAKTÖRLERİ

Özofagus kanserlerinde risk faktörleri:

* Sigara, alkol kullanımı ve madde bağımlılıkları
* Beslenme ile ilgili faktörler
* Genetik ve çevresel faktörler
* Predispozan hastalıklar olarak sıralanabilir.

Sigara, alkol kullanımı ve madde bağımlılıkları

ABD ve Batı Avrupada özofagus kanserinin en önemli sebebi sigara ve alkol kullanımıdır. Özofagus kanserinin sık görüldüğü diğer bölgelerde beslenme ile ilgili faktörler sigara ve alkolden daha ön plandadır. Alkolun etkisi tek başına oldukça az olup, sigara ile birlikteliğinde özofagus kanseri riski doz ve süreye bağlı olarak çok yükselmektedir.

Beslenme ile ilgili faktörler

Beta karoten, A, B, C, E vitaminleri, folik asit, riboflavin, eser mineral ve metallerden magnezyum, çinko, selenyum, molibdenin antioksidan etkileri, hücre rejenerasyonu ve hücre bölünmesi üzerindeki etkileri bilinmektedir. Bu maddelerin yetersiz alımı özellikle buğday, mısır ve pirinçten zengin, taze meyve ve sebzeden fakir diyet sonucu önemli risk oluşturmaktadır. Sigara, alkol, taze sebze ve meyvenin yetersiz alımı, özofagus kanseri için risk oluşturan en önemli 3 etken olarak kabul edilmiştir. Bu 3 etken özofagus kanserli hastalarda %83 oranında saptanmıştır. A ve B vitaminleri özofagus mukozasında proliferasyonun kontrolünde rol oynarlar. Bunlardaki eksikliğin prekanseröz lezyonların gelişiminde etkisinin olabileceği düşünülmektedir.

Beslenme alışkanlıkları, özellikle de çok sıcak içeceklerin fazla miktarda ve sık alınması belirgin risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Özofagus epitelinin yüzeyinde sigara ve çevresel faktörlerle depolanan kimyasal karsinojen maddeler, sıcak içecek ve alkol gibi irritanlarla epitele penetre olmakta ve bazal tabakaya kadar ulaşabilmektedir.

Ülkemizde Doğu Anadoluda sigara ile birlikte çok sıcak ve fazla miktarda çay içme alışkanlığının olması ve bu bölgeye iklim koşulları nedeniyle taze sebze ve meyva transportundaki güçlükler özofagus kanserinin sık görülmesinin nedenleri olarak düşünülebilir.

Genetik ve çevresel faktörler

Özofagus kanseri gelişiminde, tümör önleyici bazı genlerin elimine olduğu veya silindiği düşünülür (p53, Rb, APC ve MCC gibi). Özofageal malignite gelişimi için bu genlerin her iki kopyasının da elimine edilmiş veya kaybolmuş olması gereklidir. Barret özofagusunda epitelyal displazi gösteren ve adenokanser gelişmiş her 8 olgudan 5inde p53 mutasyonu saptanmıştır. Diğer 3 olguda saptanmamış olması mukozanın multiklonal yapılanmasına ve kanserin oluşumundaki diğer faktörlere bağlanmıştır.

Çevresel faktörlerden, özellikle sulardaki karsinojen bileşiklerin etkisi üzerinde durulmaktadır. Petrol bölgelerinde suyun petrol ile kontaminasyonu, insidansın yüksek olduğu bazı bölgelerde sudaki nitrojen bileşiklerinin, bazı bölgelerde ise riboflavin eksikliğinin gösterilmesi, bazı bölgelerde hayvanlarda özofagus kanseri saptanmış olması, çevresel faktörlerin etkisini desteklemektedir. Çevresel faktörler arasında asbest maruziyeti, radyasyon ve viral etkenler, yiyecek ve içeceklerin nitrozo bileşiklikleri karsinojenler, tohumlar ve mikrotoxinler kontaminasyonunun DNAda spesifik mutasyona neden olabildikleri ve böylece etiyopatogenezde rol oynayabilecekleri öne sürülmektedir, buna bir örnekte sigara dumanındaki karsinojenlerin karakteristik gen mutasyon patternlerine yol açabileceği, bunların arasında p53 tümör supresör gen mutasyonlarının da bulunabileceğine dair ipuçları vardır.

Predispozan hastalıklar

Özofagus mukozasındaki bazı hastalıklarda kanser görülme sıklığı yükselmektedir, özellikle yüksek riskli bölgelerinde, toplumun %80lere kadar varan büyük bir kısmında özofajit (yemek borusu iltihabı) saptanmıştır. Özofajit ısıya bağlı, mekanik, kimyasal ajanlar ile radyasyon veya gastroözofageal reflü sonucunda gelişebilmektedir. Genellikle hayatın erken dönemlerinden itibaren çevresel faktörlerin, diyetteki bazı faktörlerinde eksikliği eşliğinde, kronik mukozal inflamasyona neden olduğu düşünülmektedir. Ayrıca yiyeceklerin, çeşitli tohumlar ve silika ile kontaminasyonu sonucunda, mekanik irritasyon ile özofajite neden olabilecekleri ileri sürülmektedir. Bu olgular özofagus kanseri yönünden sıkı takip edilmeli, özofagus kanseri riskinin önlenmesi ve mevcut semptomların giderilmesi amacıyla zamanında tıbbi ve cerrahi tedaviye alınmalıdır.

Günümüzde, reflü hastalığına bağlı özofajitlerin yaklaşık %10;unda rastlanan ve Barret özofagusu denen durumda kanser gelişme riski normal populasyondan 60-100 kez fazladır. Bu hastaların takibi ve erken tanı malignitenin %100 oranında tedavisini sağlar. İyi bir endoskopik takip ile kanserli olguların yaklaşık %75i evre 0, I veya IIAda saptanabilir. Endoskopik takip ve bu evrelerin dışında saptanarak özofajektomi uygulanan olgularda 5 yıllık sağ kalım oranı %20lerde iken endoskopik takip ile erken tanı alan olgularda bu oran %60’ın üzerine çıkmaktadır.

Akalazya da özofagus kanseri gelişimi için predispozan hastalıklardan birisi olarak kabul edilmektedir. Bu kişilerde normal populasyona göre 8-33 kat fazla kanser geliştiği bildirilmektedir. Disfaji, kilo kaybı ve göğüs ağrısı gibi akalazyaya bağlanabilecek semptomların başlamasından, kanser gelişimine kadar geçen süre ortalama olarak 20 yıl olup, akalazyalı hastalarda kanser gelişme sıklığı yüzbinde 3-4
dür. Sekresyonların ve yiyeceklerin stazı ile retansiyon sonucunda, mukozada kronik inflamasyonun karsinoma zemin hazırladığı bildirilmektedir.

BELİRTİLER

* Yutma güçlüğü
* Kilo kaybı
* Göğüs bölgesinde yanma ve ağrı
* Kusma, gıdaların ağıza geri gelmesi
* Boyunda şişlik
* İştahsızlık
* Ses kısıklığı
* Kanama
* Öksürük ve boğulma hissi

TANI YÖNTEMLERİ

Özofagus kanseri şüphesi olan tüm hastalarda endoskopik inceleme en önemli tanı aracıdır. Özofagoskopinin önemi sadece teşhis konulmasında değil, tedavinin ne şekilde yapılacağının tespiti açısından da büyüktür.

TEDAVİ

Özofagus kanserlerinde tedavinin seçimi öncelikle tümörün evresi ve yeri olmak üzere birçok faktöre bağlıdır. Sadece cerrahi tedavinin veya radyoterapinin yeterli olamayacağı bazı vakalarda kombine tedaviler düşünülebilir. İlerlemiş durumlarda cerrahi tedavi sadece hastanın beslenmesinin teminine yönelik olarak yapılabilir.

Tümörün yerleşim yeri de tedavinin seçiminde önemlidir. Genelde özofagusun 1/3 alt bölümündeki tümörler cerrahi olarak kolay tedavi edilirler. Üst bölümdeki tümörlerin ise cerrahi şansı daha azdır. Erken lezyonlar cerrahi için uygunken invazyon ve metastazlar cerrahi dışı yöntemlerin aranması gerektiren sebeplerdir. Lezyonun boyu, derinliği ve kitlenin total büyüklüğü tedavi seçimini yönlendirebilir çünkü 7-8 cm. den uzun tümörlerin komşu dokulara invaze olma ihtimali fazladır. Diğer taraftan belirtilerin süresi de hastalığın evresi açısından önemlidir.
 
http://www.eylul2000otogaz.com
Atlanilacak Forum:

bot
Google (0), Yahoo (0), msnbot (0),
Gelişmiş Forum Başlıkları Bulutu
Özel Hastanelere Bu ödemeleri Sakın yapmayın, Lösemi (Kan Kanseri), Rahim Kanseri Tedavisi, Jaws Hoşgeldin, Kadınları 10 yaş yaşlandırıyor!, Boyalı Kırtasiye Kan Kanseri Nedeni, Kanserin 15 belirtisine dikkat, Orta Yaştaki Erkekler Bu Kansere Dikkat, ÖZOFAGUS (YEMEK BORUSU) KANSERLERİ, Kolon Kanserini Yenebilir, Aşırı kusma ve halsizlik yardım.., Bahar yorgunluğuna önlem alın, Kanola yaği ve kanser risk, 4 Şubat Dünya Kanser Günü, Mini Check-Up
Haber Başlıkları Bulutu
Kanser hücresini yok eden enzim bulundu, MEME KANSERİNDE PSİKOSOSYAL SORUNLAR, Kanserin psikiyatrik yönleri (Psikoonkoloji), Kansere karşı TÜRK UMUDU , Meme kanserini bastıran bir enzim bulundu, Folik asit kansere davetiye çıkarıyor , Meme kanserinde 'sünger' umudu, Meme kanserinde yeni yöntem, Kanserde 2 umut, Türk bilim adamlarının başarısı , Bu Test Kanseri Oluşmadan Belirliyor, Kanser araştırmaları kök hücreye ve aşıya odaklandı, Böbrek kanseri araştırmaları umut veriyor, Kanser Tedavisinde Yeni Gelişme, Az uyumak kanser nedeni